03 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Aşkın Suçları / Marquis de Sade / Çeviren: Cemal Süreya / Notos Yayınları / 199 s. “Aşkın Suçları, Lamartine’in, Baudelaire’in, Swinburne’ün, Lautréamont’un, Nietzsche’nin, Puşkin’in, Dostoyevski’nin, Kafka’nın, Apollinaire’in başucu kitaplarından biriydi. Aşkın Suçları’ndaki hikâyelerde ince bir eğleni var ve bu eğleni tutumu, onun sayıklamalarını yıkmayacak şekilde gelişiyor. İlkelliği içinde büyüyen, tatlanan, yakamızı bırakmayan bir anlatımı var. Sade’ın bütün eserleri böyle; “Ağırbaşlı usavurmalarda bulunurken birdenbire gereksiz konulara atladığı halde, çok kez aşırılıklar onda katkısız, ince birtakım gerçeklere dönüşür. Düşüncesi, çok defa baştan düzenlediği sonucu bozacak şekilde gelişir ve bizi kaygılandıran bir amaca doğru yönelir; bu arada biçim de şaşırtıcı durumlar gösterir” demiş kitabı çeviren Cemal Süreya. Antik Yunan ve Roma Hikâyeleri / Emilie Kip Baker / Çeviren: Onur Aydın / Altın Bilek Yayınları / 344 s. “İnsanoğlunun dünyadaki ilk günlerinde, her şeyin güzel ve yeni olduğu zamanlarda hiçbir yerde ne hastalık, ne acı, ne de keder vardı. İnsanlar uzun ve erdemli yaşamlar sürerlerdi; her yerde dünyada benzeri görülmemiş bir mutluluk hüküm sürüyordu.” Bu kitap Emilie Kip Baker’ın titiz çalışmaları sonucu hazırladığı, Antik Yunan ve Roma dönemlerine ait pek çoğu iyi bilinen ama bir kısmı da az bilinen fakat sürekli atıfta bulunulan öykülerden oluşan bir derleme kitabı. Baker, Pandora’dan Afrodit’e; Vitrindekiler Apollon’dan Hades’e; Zeus’tan Herkül’e, Tanrılarla insanların bir arada yaşadığı dönemi anlamak için oldukça iyi ve yetkin bir kaynak sunuyor okurlara. Bu öykülerin büyük bir kısmı modern edebiyatı da modern kültürü de etkilemiş. Bu nedenle de okunmayı hak ediyor. Utku Şiirleri / Francesko Petrarca / Çeviren: Kemal Atakay / Everest Yayınları / 221 s. Hümanist düşüncenin atalarından, büyük İtalyan şairi Francesco Petrarca’nın (13041374) ellili yaşlarında başladığı ve tamamlamadan bıraktığı Utku Şiirleri, kavramsal ve biçimsel tutkuları açısından, olgunluk çağındaki yazarın, soylu bir üslupla, bütünlüklü bir eser yazma tutkusunun ürünü olan başyapıtıdır.Şairin kişisel ve entelektüel deneyimleri, neredeyse bilinçdışı bir yolla ideal, aşkın bir yolculuk tasarımı içinde biçim kazanır; bu deneyimler birer mite, birer simgeye dönüşür, örnek bir insanlık durumunun çehresine ve anlamına bürünür. Petrarca’nın ahlaksal, entelektüel ve kültürel düşüncelerinin karmaşık dünyasını yansıtan Utku Şiirleri, kişisel aşkın öyküsünü kavramsal bir örgüye taşır ve bu aşkı alegorik bir yolculuğun içine yerleştirir. Günahtan kurtuluşa, zamandan sonsuzluğa doğru bir yolculuktur bu. Gerçek Özgürlük / Doğan Cüceloğlu / Remzi Kitabevi / 328 s. Üniversite öğrencisi Timur ile profesörlükten emekli Yakup Bey tanışırlar. Yakup Bey, Timur’un gözlerinde duygu, düşünce ve davranışlarıyla yaşamı özgürce kucaklayamayan, özüne ulaşamamış bir gencin iç yalnızlığını ve burukluğunu görür. Aylar sürecek bu sohbet Timur için kültür robotluğundan “şahsiyet” olmaya götüren bir özgürlük yolculuğuna dönüşür. Sevgi mi özgürlüğe, özgürlük mü sevgiye götürür? İç yalnızlığı gözlerinden okunurken sevdiğine evlenme teklif eden, gerçek sevgiyi, gerçek aşkı sorgulayan üniversiteli bir gencin adım adım gerçek özgürlüğe varşının hikâyesini anlatıyor Doğan Cüceloğlu bu kitabında. Osmanlı Mutfak İmparatorluğu / Priscilla Mary Işın / Kitap Yayınevi / 286 s. Bir toplumun mutfağı, tarihinin her yönünü yansıtır. Çünkü toplumun kültürü, inançları, ekonomisi ve siyaseti mutfağında izler bırakır. Başka toplumlarla yaptığı temas ve alışverişler de mutfak kültürünü etkiler. Türkler Orta Asya’dan batıya ilerlerken ilişki içinde oldukları halkların yemek kültürlerinden etkilendi ve onların yemek kültürlerini de etkiledi. Bu karşılıklı etkileşim Anadolu’ya yerleştikten sonra Selçuklu ve Beylikler dönemleriyle Osmanlı Devleti zamanında da devam etti. Osmanlı mutfağının olağanüstü çeşitliliğinin en önemli nedenlerden biri olan bu etkileşimin izleri Çin’den Amerika’ya, Rusya’dan Mısır’a kadar takip edilebilir. Osmanlı mutfağının, olağanüstü zengin bir sentez olmasının ve yaratıcılığın önemli rol oynadığı bir mutfak olarak kendine özgü bir yapıya kavuşmasının birçok nedeni vardır. Bunların en önemlileri imparatorluğun çok kültürlü yapısı, çok farklı bitki türlerinin yetiştiği farklı iklimlere sahip geniş topraklarının bulunması, geniş ticaret ağı ve toplumun ileri gelenleri arasında gelişmiş damak tadına sahip, yeniliklere meraklı kişilerin bulunmasıdır. Priscilla Mary Işın da işte bu farklılıkların peşine düşüyor bu kitabında. n SAYFA 40 n 11 ARALIK 2014 C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 1295
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear