Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Orhan Bursalı’dan “Çatışmanın Anatomisi” Yakın siyasi tarihin dökümü “Çatışmanın Anatomisi”, Türkiye toplumunun üzerine karabasan gibi çöken olayları bir bilim adamı titizliği ile çözümlüyor ve ortaya son derece iyi hazırlanmış bir eser çıkıyor. Çalışmayı ilginç kılan esas olgu yazarın AKP ile Cemaat arasındaki çatışmayı öncesinde sezmesinde ve bu sezgilerini bilimsel olarak çözümlemesinde yatmakta. Bursalı, büyük bir sezgi ve çözümleme yeteneği ile Kasım 2011’den itibaren henüz embriyonik aşamada olan bu çatışmanın ipuçlarını onlarca yazı ile köşesine taşımıştı. Bu bağlamda Bursalı’nın “Çatışmanın Anatomisi” kitabı, siyasal iktidar kavgasını tüm ayrıntıları ve örnek olaylardan hareketle incelemesi açısından da en yetkin çalışmaların başında geliyor. r B. Ali EŞİYOK O rhan Bursalı tarafından kaleme alınan Çatışmanın Anatomisi, birbirinden ilginç temel olarak altı bölüm altında kurgulanmış. Birinci bölümde “Erdoğan’a İlk Büyük Saldırı: İkinci Şike Yasası!” çözümlenirken, ikinci bölümün konusunu “Türkiye Sarsılıyor: MİT’e Operasyon” oluşturuyor. Üçüncü bölümde “GülenRTE Anlaşmazlığında Eğitim Kavgası: Cemaat Dershaneleriİmam Hatip Çatışması” inceleniyor. Dördüncü bölümde “İktidara Yürüyüşte Yeni Bir Siyasi Yöntem (Parti) ve İdeolojik Toplumsal Ütopya Önerici Olarak Gülen Hareketi” ele alınıyor. Beşinci bölümün konusunu “Üçüncü (Belki de Son) Büyük Atak” oluştururken, altıncı ve son bölümde ise “Bir Toplumsal Ütopya ve İktidarı Ele Geçirme Yöntemi Üzerine” çözümlemeler yapılıyor.. Tüm bölümleri birbirinden ilginç olan Çatışmanın Anatomisi’nin kanımca en ilginç kısmını dördüncü bölümde yer alan “İktidara Yürüyüşte Yeni Bir Siyasi Yöntem (Parti) ve İdeolojik Toplumsal Ütopya Önerici Gücü Olarak Gülen Hareketi” oluşturuyor. Yazar bu bölümde Gülen hareketinin ABD ile ilişkisinden, cemaatin orduyu denetleme politikasına, yargıyı ele geçirme politikasından medya gücüne uzanan geniş bir yelpazede olguları çözümlüyor ve ortaya son derece çarpıcı bulgular çıkıyor. İKTİDAR PAYLAŞIM SAVAŞI Çatışmanın Anatomisi, Türkiye toplumunun üzerine karabasan gibi çöken olayları bir bilim adamı titizliği ile çözümlüyor ve ortaya son derece iyi hazırlanmış bir eser çıkıyor. Çalışmayı ilginç kılan esas olgu yazarın AKP ile Cemaat arasındaki çatışmayı öncesinde sezmesinde ve bu sezgilerini bilimsel olarak çözümlemesinde yatmakta. Birçok yazarın bu çatışmayı önemsemediği, “mutlaka uzlaşırlar” türü beylik ifadelerle geçiştirdiği bir dönemde, Orhan Bursalı ısrarla bu çatışmanın anatomisini çözümlemeye devam etmiş, olayların gelişimi de Bursalı’yı haklı çıkarmıştır. Başka bir ifadeyle, yazarın sezgi gücü yanında, bağımsız kişiliği, olguları çözümlerken kullandığı bilimsel metodoloji ve siyaset bilimindeki engin bilgi birikimi sonucunda ortaya son derece iyi hazırlanmış, yakın tarihe ilişkin özel bir eser çıkmıştır. Orhan Bursalı olguları çözümlerken bilimsel yöntemi kullanan ve bu bağlamda tezlerini kanıtlarla desteklemeye çalışan bir siyaset bilimci. Tüm yazılarında en muhalif olduğu düşünceye karşı dahinesnel olduğu görülür. Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin o korku dolu, karanlık ve komplolara dayalı puslu havasında Bursalı korkup geri çekilmek yerine, en can alıcı soruları sorar. Kitaptan aktaralım: “(…) Anlamaya çalışmak, yazılarımın ana uğraşı. Ne oluyor? ‘Neden ve nasıl’ olayların içindeki güçlerin ve karşılıklı etkile şimlerin yaratacağı yeni olayları görmeye çalışmak… Bilimsel yaklaşım, aslında problem çözmeye benzer. Olgulardan varsayımlar üretirsin… Bu sana çok sayıda kapı açar, oradan yürür gidersin. Aklın gösterdiği yoldur bu. Başka hiçbir şey bazen insanı bunun kadar mutlu edemez… Düşünsel hazzın derinliği.” Bu bağlamda kitabı bir iktidar paylaşım savaşı olarak okumak da mümkün. Ve bu paylaşım savaşını anlamak için ekonomik politik yaklaşıma başvurmak zorunlu. Yani toplumsal yaşamın oluşmasını sağlayan, toplumsal ilişkiler içinde gerçekleşen üretim ve bölüşüm üzerinde yoğunlaşmak… Bölüşüme ait güç ilişkilerini incelemek ve bunun siyasal üst yapıya yansımalarını çözümlemek… Türkiye’nin yakın tarihi bu bağlamda değerlendirildiğinde, Çatışmanın Anatomisi daha fazla önem kazanıyor. BİR BİLİM ADAMININ TİTİZLİĞİ Tarihsel olarak Türkiye’de siyasal İslam’ın geleneksel tabanını geçimlik ekonomiye sahip küçük ve orta ölçekteki esnaf ile İç Anadolu köylülüğünün bir kesimi ve Kürt aşiretleri oluşturuyordu. Bu geleneksel yapılara, 1980’lerle birlikte gündeme gelen neoliberal yeniden yapılanma politikaları sonucunda Anadolu’nun birçok kentinde KOBİ’ler temelinde (düşük ücretler ve kayıt dışılığın sağladığı Fotoğraflar: Kaan SAĞANAK imkânlarla) sanayileşen (popüler ifadesiyle “Anadolu Kaplanları”) Müslüman işadamları da (TUSKON, MÜSİAD gibi kuruluşlarda örgütlenen) eklendi. 1980’li yıllara kadar kendileri mevcut düzenin iktisadi ve toplumsal yapısı içerisinde yer almaya çalışan ve eklemlenen İslami sermaye, 1980’li yıllar ile birlikte geniş bir ağ içerisinde örgütlenerek (sendikalar, gazeteler, vakıflar, finans kuruluşları, KOBİ temelli işletmeler, kültür kurumları, okullar, dernekler) adeta mevcut düzen içerisinde ona alternatif bir iktisadi toplumsal hayatı inşa etti. Hiç kuşkusuz bu hayat tarzının inşa edilmesine en büyük katkıyı 1980’li yıllardan itibaren uygulanmaya konan neoliberal politikalar ve bu politikaların yarattığı eşitsizlik ve yozlaşma (ahlaki çöküntümoral hazard) yaptı. Giderek çözülen geleneksel refah devletinin yarattığı boşluğu ve hoşnutsuzluğu (rüşvet, batan bankalar, toplumsal ilişkilerde gözlenen çürüme) İslami hareketler başarıyla doldurdu ve önce RP’si ile ve sonrasında da bir hegemonya projesi olarak AKP ile üst yapıya taşıdı. AKP iktidarı ile Cemaat arasındaki başlangıçtaki işbirliği izleyen yıllarda çözülmüş, Bursalı büyük bir sezgi ve çözümleme yeteneği ile Kasım 2011’den itibaren henüz embriyonik aşamada olan bu çatışmanın ipuçlarını onlarca yazı ile köşesine taşımıştı. Bu bağlamda Bursalı’nın Çatışmanın Anatomisi kitabı siyasal iktidar kavgasını tüm ayrıntıları ve örnek olaylardan hareketle incelemesi açısından da en yetkin çalışmaların başında geliyor. Bursalı Çatışmanın Anatomisi ile bu iktidar savaşını tüm ayrıntıları, bir bilim adamının titizliği ile yapıyor ve ortaya büyük bir emek ürünü, parlak bir yapıt çıkıyor. Sonuç olarak, Türkiye’nin yakın tarihine ilişkin özel bir siyasi tarih ile karşı karşıyayız. Yakın Türkiye siyasi tarihini olgulardan hareketle anlamak isteyen okuyucu için Çatışmanın Anatomisi tekrar tekrar okunması gereken bir başucu kitabı, bunun da ötesinde tam bir başyapıt özelliği taşıyor. n Çatışmanın Anatomisi/ Orhan Bursalı/ Kırmızı Kedi Yayınevi/ 338 s. Orhan Bursalı SAYFA 16 n 11 ARALIK 2014 C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 1295

