03 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Y eryüzü Kitaplığı celaluster@cumhuriyet.com.tr Kasımpaşa’nın dereleri, Balat’ın kokuşmuş lağımları hakkında konuşmayı unu CELÂL ÜSTER turuz. İstanbul’un ikliminden sitayişle bahsederken bu büyük şehirde her yıl rutubetten, güneş görmeyen loş sokakla rın pisliğinden, sokaklara atılan hastalık Aleksandros Paspatis’in kaleminden 19. yüzyıl ortasında ‘İstanbul Ortodoks Esnafı’ kaynağı süprüntülerden kaç kişinin, arkasından bir dua okunmadan, bir ağıt yakılmadan göçüp gittiğini de unutuyoruz…” Evet, “İstanbul’un Ortodoks Esnafı”, Charles Dickens romanı gibi Paspatis’in,hemgerçekhastanekayıtlarına hem de kişisel gözlemlerine dayanarak ortaya koyduğu bir “19. yüzyıl İstanbul betimlemesi”. Kuşkusuz, iş bulmak için İstanbul’a gelen çeşitli etnik gruplardan Ortodoks işçilerin içine düştükleri zor Ç ağatay Anadol’un yayın yönetmenliğindeki Kitap Yayınevi, yakın ve uzak çalışma ortamından ve acımasız yaşam koşullarından yola çıkarak… Kitabı okurken, 19. yüzyıl ortalarında geçmişe, geçmişimize çok İstanbul’da yaşamaya ve geçinmeye çalı değişik alanlardan ve açılardan ışık tutan kitaplarına bir yenisini ekledi: İstanbul Yedikule’deki Balıklı Rum Hastanesi’nin hekimi ve yöneticisi Aleksandros Paspatis’in (18141888) “Balıklı Rum Hastanesi Kayıtlarına Göre İstanbul Rum Esnafı, 18331860)” adlı çalışması. Marianna Yerasimos’un çeviri ve notlarıyla Ali Özdamar’ın yayına hazırladığı kitapta, Paspatis, Yerasimos’un deyişiyle, gerçekten büyük bir dürüstlükle, güzellemelere ve gereksiz övgülere yer vermeden 18301860 arasında Balıklı Rum Hastanesi’nin, Rum cemaatinin, İstanbul’un ve Ortodoks esnafın durumunu gözler önüne seriyor. Üstelik, cemaatin ve işverenlerin acımasızlığına, ilgisizliğine karşı eleştirel bir dil kullanarak… Yerasimos, Paspatis’in yapıtının, toplumsal bir eleştiri içeren ve belki de tıp alanında istatistiklere yer veren ilk bilimsel çalışma olduğunu vurgularken, incelemenin günümüz okurunu en fazla ilgilendirecek bölümünün İstanbul’daki Ortodoks esnafla ilgili olanı olduğunu belirtmeden de edemiyor. O yüzden, metnin bütünlüğünü bozmamak, cemaatin sorunlarıyla, sıkça tekrarlanan sokak tasvirleriyle ya da artık hükmü kalmamış tıbbi tartışmalarla oku Kitabın çevirmeni Marianna Yerasimos, Paspatis’in yapıtının, toplumsal bir eleştiri içeren ve belki de tıp alanında istatistiklere yer veren ilk bilimsel çalışma olduğunu vurgularken, incelemenin günümüz okurunu en fazla ilgilendirecek bölümünün İstanbul’daki Ortodoks esnafla ilgili olanı olduğunu belirtmeden de edemiyor. aykırı yapılaşmayla tam bir kargaşaya dönüşen İstanbul’da doğup büyümüş bir yurttaş olarak, kitabın en çok ilgimi çeken bölümü “İstanbul” başlığını taşıyan Üçüncü Bölüm oldu. “Bu muhteşem ve kalabalık şehir hakkında, yabancıların ve bizimkilerin kaleme aldığı pek çok ayrıntılı tasvir var…” diyor Paspatis. “Şehri ilk kez ziyaret eden herkes büyüleniyor, uzun süre burada yaşayanlar bile şehrin bunca güzelliğine tekrar tekrar hayran kalıyor…” Ne ki, Paspatis, amacının bir seyyah ya da bir yabancı gibi İstanbul’un latif iklimini, sakinlerinin serin Boğaziçi kıyılarındaki yalılarını betimlemek olmadığını söylüyor: “Benim maksadım İstanbul’u olduğu gibi tasvir etmektir. Çamurla sıvanmış sokaklarını; kötü kokan suyollarını; her taraftan yayılan sağlıksız havasını; taşradan ve yabancı memleketlerden şehre ticaret ve ekmek parası için gelenlerin yaşadığı, hastalanıp sefalet içinde vefat ettiği boğucu ve loş hanlarını tasvir edeceğim…” Hastanenin kayıtları ve gözlemlerinden yola çıkan Paspatis, ısrarla vurguladığı gibi, İstanbul’un gerçek yüzünü anlatmayı seçiyor: “Bu ilahi şehrin letafeti ve güzellikleri gönlümüzü şad eder. Boğaz’ın hoşluğunu, sularının berraklığını överken, şan etnik gruplar ve mesleklerinin çeşitliliğine de tanık oluyoruz: Rumelili ve Anadolulu Rum değirmenciler; Karadağlı ve Hırvat taşçılar; Makedon ve Yanyalı duvarcılar; Bulgar abacılar; Sakızlı ve Arnavut ekmekçiler; Sakızlı ve Bulgar bahçıvanlar; Arnavut sütçü, yoğurtçu, aşçı, kasap ve ciğerciler; Maydoslu (Eceabat) ince doğramacılar; Anadolulu, “Karamanlı” yağcılar, meyhaneciler, bakkallar… “İstanbul’un Ortodoks Esnafı”, çok farklı açılardan okuma olanağı sunan bir çalışma. Anadolulu ve Rumelili Ortodoks esnafın uzmanlık alanları, lonca örgütlenmeleri, Müslümanlarla ilişkileri, sağlık sorunları ve ölüm nedenlerine de ışık tutuyor; henüz incelenmemiş gayrimüslim esnaf konusuna, dolayısıyla Osmanlı esnafının tarihine de… Dahası, tıp tarihi açısından azımsanmayacak bilgiler ve istatistiki veriler de sunuyor. Sunduğu bir şey daha var: Yüz elli yıldan fazla bir süre öncesinin İstanbul’u ile bugünün İstanbul’unu karşılaştırma olanağı… Aradan geçen onca zamanda, kuşkusuz, çok şey değişti, gelişti; ama açgözlülüğün önlenemez hoyratlığı, İstanbul’u yiyip bitirmeye devam etmiyor mu? Bu yaşlı kentin direnmeyi sürdürmesine karşın… n ru yormamak amacıyla, esnaf tasvirleri dışındaki bölümler kısaltılarak çevrilmiş. Kısaltılan bölümler dipnotlarda belirti MÜREKKEBİ KURUMADAN edilen malların rekabetine dayanamayan esnafın iflas ettiği ya da meslyek değiştirdiği bir dönemde, imparatorluğun dört bir lirken, çıkartılan kısımlar da özetlenerek italikle sunulmuş okuyucuya. Yoksulluğun kasvetli yüzü yanından, hatta bağımsızlığını kazanmış olan Yunanistan’dan İstanbul’a gelen çeşitli etnik gruplardan ‘yoksulluk mağduru’ göçmen Ortodoks işçi ve zanaatkârın hayatını anlatıyor. “ORTODOKS” SÖZCÜĞÜ... Yerasimos’un “Ortodoks” sözcüğüne getirdiği açıklık da okur açısından önemli. “Balkanlar ve Makedonya’daki “B alıklı Rum Hastanesi Kayıtlarına Göre İstanbul’un Ortodoks Esnafı, 18331860” adlı kitabı Türkçeleştiren ve kitaba aydınlatıcı notlar düşen Marianna Ye Peki, toplumun ve ekonominin bu dönüm noktasında Müslüman zanaatkârların durumu farklı mıydı? Paspatis bu konuya değinmiyor; değinmesi de mümkün değildi, zira kullandığı kaynaklar Rum cemaat hastanesinin kayıt defterleridir ve ‘hastaların Ortodoks Hıristiyanlar İstanbul’daki Patrikhanenin yetkisi altındaydı ve Osmanlı idaresinin dine dayalı millet sistemi uyarınca Bulgar, Arnavut, Hırvat, Karadağlı, tüm diğer Slavlar ve de Makedonlar Rum rasimos, baştaki Sunuş’unda, gerek Aleksandros Paspatis, gerek bu değerli çalışmayla ilgili önemli bilgiler veriyor. Yerasimos’un Sunuş’undan aktarıyorum: “Aleksandros Paspatis geniş Türk okur kitlesi için yabancı bir isimdir. Adını duymuş olanların çoğu da, 1877’de İstanbul’da tümü Doğu Ortodoks Kilisesi’nin evladı’dır. Ne var ki İstanbul’daki Müslüman küçük esnafın, işçilerin hele göçmenlerin daha iyi durumda olduğunu düşündürecek en ufak bir neden olmadığına göre, yazarın gözlemlerinin her dinden esnaf için geçerli olduğunu düşünebiliriz. Ortodoks milletine mensup sayılırlardı” basılan ve Bizans dönemi İstanbul’unun tarihi ve topografyası Hıristiyan ya da Müslüman Arnavut simitçinin farklı hayatlar diyor Yerasimos. “İş bulmak için akın hakkındaki ‘Bizantine Meleke; Topografike ke İstorike’ adlı ki sürdüklerini kim söyleyebilir ki? Hapishanede yatan bir çoban akın İstanbul’a gelen bütün bu insanlar tabından dolayı onu ‘bizantinolog’ ve tarihçi olarak bilir. Bulgar, Türk ya da Rum olsa ne fark edecekti? Bu insanların şehrin Ortodoks esnafını oluşturur ve hastalandığında Rum milletinin hastanesinde tedavi görürlerdi…” Bugün, Balkanlar’dan değil Anadolu’dan gelen göçlerle, uzun yıllardır sürüp giden çarpık kentleşmeyle, özellikle son yıllarda büyük rantlar uğ Oysa o Osmanlı dünyasının önemli hekimlerinden biridir ve İstanbul’da kırk yıl boyunca (18401882) hekim olarak hizmet etmesinin yanı sıra tıp, tarih, arkeoloji, dilbilim gibi birçok alanda eser vermiş çok yönlü ve araştırmacı bir kişiliğe sahip bir yazardır. (…) Paspatis bu kitapta, Avrupalılaşmayla değişen zevk ve âdetlerle eski mesleklerin birçoğunun yok olduğu, Avrupa’dan ithal bulaşıcı bir hastalığa yakalanma ihtimali artacak ya da azalacak mıydı? Papatis’in metni aslında 18301860 arasında İstanbul’un, her dinden ve milletten esnafının sefaletini ve yoksulluğun kasvetli yüzünü sergiliyor. Tablolarla ve ölüm yüzdeleriyle dolu bu metin, yazarın olanca çıplaklığıyla tasvir ettiği hayatlar, kimi zaman Charles Dickens’in romanlarını hatırlatıyor!” n runda gerçekleştirilen kentin doğasına SAYFA 6 n 25 ARALIK 2014 CUMHURİYET KİTAP SAYI 1297
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear