03 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Vitrindekiler Dünyanın En İyi Kitabı / Peter Stjernström / Çeviren: Boran Evren / Yabancı Yayınları / 332 s. Titus Jensen, alkol problemi olan bir yazar. İçinde bir çoksatana yakışan her türlü konuyu barındırması gereken Dünyanın En İyi Kitabı’nı yazma fikri ortaya çıktığında, Titus’tan istenen alkolden uzak durması ve binlerce sayfaya ulaşabilecek bir potansiyel barındıran bu kitabı 250 sayfaya sığdırması. Titus’un bu fikri beraber geliştirdiği şair arkadaşı Eddie X ise Titus’un arkasından birtakım işler çeviriyor izlenimi uyandırır. Titus, Eddie’nin kendi fikrini çalmış olabileceğinden şüphelenir. “Kitap içinde kitap” okumanın zevkini yaşatan Dünyanın En İyi Kitabı, yayın dünyasına getirdiği eleştirilerle, mizahı ve akıcılığıyla öne çıkan bir roman. Gece Uyurken / Eren Aysan / Can Yayınları / 248 s. Eren Aysan’ın çok boyutlu romanı Gece Uyurken, görünürde genç bir kızın Amerika’daki eğitimini bitirdikten sonra yurda dönüşü sırasında aklından geçirdiklerini anlatıyor bize. Ama geçmiş öyle tuzaklar kurar ki bazen, onu düşünmeye başladığımız zaman gerçeklikten kopuveririz. Gece Uyurken’in anlatıcı kahramanı Gazel de kopuyor gerçeklikten... Suikast sonucu öldürülmüş bir şair baba, büyülü güçleri olduğuna inanılan bir cüce ve renkli mi renkli, hüzünlü mü hüzünlü bir aile öyküsü. Buzlar Sfenksi / Jules Verne / Çeviren: Hasan Fehmi Nemli / Alfa Yayınları / 554 s. Buzlar Sfenksi, Edgar Allan Poe’nun en uzun ve en ürkünç anlatısı Artur Gordon Pym’in Öyküsü’nün yarım kalmış olduğu düşüncesiyle onu tamamlamak üzere yazılan devam romanlarının en ünlüsü. Poe, kahramanını Antartika’nın gizemli denizlerinde sisler içinde bilinmedik bir yazgıya teslim etmişti. İşte Jules Verne yıllar sonra bu kahramanına yeniden hayat veriyor ve Buzlar Sfenksi’nde efsanevi yazı hayatının en şaşırtıcı yolculuğuna; dünyanın alt kısmında bir yolculuğa soyunuyor. Söz konusu yolculuk insan avı, deniz hikâye, bilimsel spekülasyon ve kutup kâbuslarının şaşırtıcı bir karışımı. 100. Doğum Yılında Cemal Reşit Rey / Hasan Ersel, Deniz Koloğlu, Ali Pınar / Pan Yayıncılık / 560 s. Doğumunun 100. yılında Açık Radyo’da Hasan Ersel, Deniz Koloğlu ve Ali Pınar tarafından Cemal Reşit Rey’i anma programları yapıldı. 2 Eylül 200428 Nisan 2005 arasında kayda alınan programlara olabildiğince geniş bir çevreden, farklı görüşlerde konuklar davet edildi: Panayot Abacı, Cihat Aşkın, Yalçın Tura, Evin İlyasoğlu, Ertuğrul Sevsay, Aydın Karlıbel, Ercan İmre, Leyla Pınar, Renin Kosal, Filiz Ali, Cemal Ünlü, Gülper Refiğ, Halit Refiğ, Ezgi Saydam, Ece İdil, Seher Tanrıyar... Bu kitap, hem söz konusu kayıtlarla çizilen Cemal Reşit Rey portresini okura sunuyor hem de besteciye saygı niteliği taşıyor. Slavoj Zizek / Tony Myers / Çeviren: Abdurrahman Aydın / Phoenix Yayınları / 208 s. Slavoj Zizek, felsefeyi, psikanalizi ve siyaseti aynı potada, büyük bir ustalıkla eritebilen, sıra dışı bir felsefeci. Bir an, çağdaş yaşamın siyasal kayıtsızlığını kıyasıya eleştirirken bir an gelir Viagra’nın felsefi temellerini göstermeye çalışabilir veya bir tavuk tarafından yeneceğini düşünen adam hakkında şakalar yapmaya başlayabilir. Tony Myers bu kitapta Slavoj Zizek’in kavramlarını ve sorunlaştırdığı şu temel konuları berrak ve akıcı bir anlatımla ele alıyor: Özne nedir ve neden önemli? Postmoderniteyi bu kadar korkunç kılan ne? Gerçekliği ideolojiden nasıl ayırabiliriz? Kadınlar ile erkekler arasındaki ilişki nedir? Irkçılık ne ve neden daima bir fantezi? Küçük Burjuvalar / Maksim Gorki / Çeviren: Koray Karasulu / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 156 s. On dokuzuncu yüzyıl klasik Rus edebiyatı geleneğini öncüllerinden devralan Maksim Gorki, sosyalist gerçekçi yaklaşımın öncüsü olarak Sovyet edebiyatında yeni ufuklar açtı. Yirminci yüzyıl başlarında Anton Çehov’un etkisi altına girmiş; onun sayesinde Moskova Sanat Tiyatrosu’nun iki önemli şahsiyeti Konstantin Stanislavski ve Vladimir NemiroviçDançenko ile tanışmıştır. Gorki’nin tiyatro alanına ilk adım atışı da Moskova Sanat Tiyatrosu için yazdığı Küçük Burjuvalar ile olur. Oyunun arka planında bilinçlenen işçi sınıfının ve yaklaşan 1905 Devrimi’nin ayak sesleri duyulur. Gorki o güne dek klasik geleneği çok güçlü olan Rus tiyatrosuna, Çehov’un deyişiyle “sosyopolitik bir ufuk armağan eder” ve bizi o dönemde “yepyeni bir insan” olarak dikkat çeken, entelektüel açıdan kendini yetiştirmiş bir işçi olan Nil karakteriyle tanıştırır. Enseyi Karartmayın / Çetin Altan / Everest Yayınları / 728 s. Çetin Altan, yetmiş yıllık yazı hayatı boyunca hemen tüm türlerde eser verdi. Enseyi Karartmayın adlı seçkide, Büyük Gözaltı ile romancı, Çemberler ile oyun yazarı, Üçüncü Mevki ile şair, Yeryüzü Tanrıçaları ile denemeci, Al İşte İstanbul ile gezi yazarı Çetin Altan çıkıyor karşımıza. Halen Şeytanın Gör Dediği başlığı altında sürdürdüğü köşe yazarlığının geniş külliyatından yapılan özenli bir seçki, Altan’ın Türkiye’nin sancılı tarihine eşlik etmeyi bugün de sürdüren düşünce ve eleştiri dünyasını yansıtıyor. 2000’lerin başından bugüne dek yazdığı, her biri olay olmuş, geniş kitlelerce paylaşılmış, tartışılmış son dönem yazılarından titiz bir seçki de kitaptaki yerini alıyor. Altan bugün 87 yaşında, yazmayı sürdürüyor. “Mutluluğun tılsımı, sevdiğin işte doya doya çalışmak ve sevdiğinle doya doya sevişmektedir çünkü...” sözünü ve enseyi asla karartmadığını kanıtlarcasına. Tarihe Emretmek / Stefan Plaggenborg / Çeviren: Hulki Demirel / İletişim Yayınları / 512 s. Türkiye’de Kemalizm, İtalya’da faşizm ve Rusya’da Stalinist sosyalizm iktidara nasıl geldiler, oraya SAYFA 28 n 25 ARALIK 2014 nasıl yerleştiler? Nasıl bir devlet ve toplum tasarımına sahiptiler? Uyguladıkları baskı rejimlerini otoriterliktotaliterlik yelpazesinde nereye oturtabiliriz; üç baskı rejiminin şiddet dereceleri arasındaki farklar bize ne gösterir? Üç lider kültünü ve Stalin, Mussolini, Atatürk’ün başlarına kondurulan hâleleri mukayese ettiğimizde neler görürüz? Üç rejim, dinle olan meselelerini nasıl halletmiş, hangi din politikalarını izlemiştir? Son olarak, diktatörlükten çıkış tecrübelerini nasıl geçirmişler, nereye varmış, nasıl bir miras bırakmışlardır? Olağanüstü titiz, yerleşik kabullere mesafeli, duygusallıktan uzak ama aynı zamanda tutkulu bir merakla ve edebî zevkle yazılmış bir kitap. Karşılaştırmalı tarihçiliğin imkânlarını ve öğreticiliğini mükemmel bir şekilde gösteriyor. Odaklandığı konunun yanı sıra tümüyle 20. Yüzyıl tarihine ışık tutuyor. İslam Devleti’nin Yükselişi / Patrick Cockburn / Çeviren: Osman Akınhay / Agora Kitaplığı / 164 s. Independent muhabiri, deneyimli gazeteci Patrick Cockburn’ün bu kitabı, Haziran 2014’te Musul’u ele geçirmesiyle bütün dünyanın ana gündemine oturan IŞİD’le Sünni isyanının ortaya çıkışının nedenleri ve sonuçlarını, ABD’nin ve Batılı hükümetlerin cihatçı güçlerin ortaya çıkışını nasıl görmezlikten geldiğini, Ortadoğu’da artık bir siyasal gerçekliğe dönüşen bu olgunun bölgeyi ve bütün dünyayı kaçınılmaz olarak nasıl etkileyeceğini anlatıyor. Adlar Sözlüğü / Cem Dilçin / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 440 s. Yaklaşık 23 bin sözcükten oluşan Sözlük’te büyük çoğunluğu Müslümanlık sonrası ve Osmanlı dönemine ilişkin olmak üzere Eski Türkçe dönemine ilişkin adlara da yer veriliyor. Bu söz varlığının bir bölümünü de Tanzimat, Meşrutiyet, Fecri Atî, Türkçülük ve Turancılık gibi dönemlere ilişkin siyasal, toplumsal, düşünsel akımların etkisiyle ortaya çıkıp yaygınlaşan adlar oluşturuyor. Kitapta, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden günümüze kadar ulaşan ve günümüzdeki yeni adlarla birlikte yaygınlaşan adların sayısı da pek çok ki bu bölüme; yapısı ve kuruluşu birleşik sözcük olup genellikle soyadı olarak kullanılan ad niteliğindeki sözcükler de giriyor. Sözlük’ün önemli özelliklerinden biri de adların asıllarından uzaklaşarak genel dilde yaygınlık kazanmış farklı yazım ve söyleyiş biçimlerine de (Ehmo, Fadik) ilk kez yer verilmiş olması. Bölge ağızlarına özgü adların yanında, günümüzde kullanılan kimi adların (Yavuz) arkaik biçimlerinin (Yabız) de eski dönemlerde kullanılmış olması nedeniyle bunlar da Sözlük’te yer alıyor. Son olarak Sözlük’te adların anlamlandırılması, açıklanması ve değerlendirilmesi için uygulanan yöntem “Adların Açıklanmasında ve Sözlük’ün Düzenlenmesinde Tutulan Yollar” başlıklı bölümde 21 madde içerisinde veriliyor. Mahidevran / Zümrüt Zeybek / Artemis Yayınları / 810 s. Osmanlı cihana, kadınlar Osmanlı’ya hükmetti. Mahidevran o kadınlardan biri olmak için yola çıktı. Mor dağların kucağından Osmanlı’nın sarayına geldi. Krallarının sevdiği, hasekisi oldu. Taht için bir prens verdi, Mustafa’yı doğurdu. Masumiyeti gögsünde parlayan bir nişan gibiydi. Önce, onu kaybetti. Kim CUMHURİYET KİTAP SAYI 1297
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear