03 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Peter Toohey’nin kültür araştırması Gına getiren meşhur duygu Peter Toohey, basit can sıkıntısıyla varoluşsal sıkıntıyı birbirinden ayırıp konunun tarihine eğiliyor. Toohey, “Can Sıkıntısının Eğlenceli Tarihi”nde çoğunlukla birbirine karıştırılan bu iki sıkıntının algılanışını nörologlar, edebiyatçılar ve ressamların yorumlarıyla ve hiç de somurtkan olmayan bir üslupla anlatıyor. r Ali BULUNMAZ E rich Fromm, insanı “canı sıkılabilen tek hayvan” diye niteler. Dylan Thomas’ın “Biri canımı sıkıyor, galiba o benim” sözü Fromm’unkini tamamlar. Georges Bernanos ise derine iner: “Dünyayı sıkıntı yiyip bitiriyor. Sıkıntı, toz gibi. Ortalıkta dolaşırken hiç farkına varmadan içine çekersin. O kadar ince elenmiştir ki dişlerinin arasında bile hissetmezsin.” Yani boşluk can sıkıntısını doldurur, can sıkıntısı da boşluğu. Bu çok önemsenmez belki ama “kural” önünde sonunda işler. Kısacası esaslı bu duygu, çocuksu görünse de hemen hepimizin ilgisini çeker. Peter Toohey bunun farkına vardığından olacak böylesine bir konuyu anlatmaya koyulmuş. TORBA TERİM Hayatımızın kaçta kaçını sıkılarak geçiriyoruz? İnanılması güç ama bu soruyu soranlar ve yanıtını bulmak için mesai harcayanlar var. Günlük koşuşturma, stres, geçim kaygısı ya da şımarıklık, söz konusu sorunun yanıtlarına giden yoldaki duraklardan birkaçı. Toohey, tüm bunların yanında can sıkıntısının insanlar tarafından, bazı duyguların (depresyon, tiksinti, hissizlik…) bir nan sıkıntıyı ötelemenin torbaya tıkıştırılmasıyla muhtelif yolları var. Me yaratılan terim olabilece sela narkotikler veya al ğini söylüyor. Belki de sı kol. Bunlar her ne kadar kıntı, modası geçmiş veya belli süre sonra asabiyet maskeleyici bir terim. yaratsa da gerek saray Toohey’in bir başka “teorisi”, bu kavramın ya da duygunun insan için bir lütuf olduğuyla ilgili. Kimi zaman alışkanlıktan Esrarkeşler Londra’da gevşiyor, “Illustrated London News”, 1 Ağustos 1874. Peter Toohey (üstte), can sıkıntısına karşı narkotikler ve alkole başvrulabildiğini ama bunun da asabiyet yarattığını söylüyor. larda gerek sokaklarda sıkıntıdan patlayanların imdadına yetişir. Oblomov gibi yatıp yuvarlanmayıp kafasını dağıtmak ileri gelen kimi zaman insanın etrafına için seyahate çıkanların varlığı unutul uyumunu kolaylaştıran yararlı bir olay. mamalı ama sayıları çok değil. Yine de Ama kim ne derse desin bizi daraltan bu fazla takılmamak lazım, ne de olsa can konu incelenmeye ve anlaşılmaya, hatta sıkıntısı ve sıradanlık günümüzün gözde mizahi bir hale sokulmaya değer. si! Bir zamanların en fırlama göstergeleri Adem ve Havva’dan, İsa’nın baskıdan (blucin, dövme vb.), en sıradan şeyler yılmış havarilerine ve oradan da günü haline geldiğine göre gerçekten kendi müz insanına dek sıkıntı peşimizi bırak mizi yormayalım! Kuralları çiğnemek madı. Daha farklı bir nokta da var elbet de süreklilik kazanınca elbette bezginlik te: Toohey, can sıkıntısıyla tiksintinin zıplayıverir, ilgi dağılır ve hemen herkes ilişkisine çok önem veriyor. Bir anlamda kendi mağarasına kapanır. gına getirmeyle bağlantı kurup bulantıya ve aşırılığa kadar uzanıyor: “Tiksinti, SİYAH SAFRAN VE DENİZ insanları hastalıklara karşı koruyorsa can TUTMASI sıkıntısı da ‘hastalıklı’ sosyal durumlar Toohey’e göre Oblomov kadar, Roqu dan; yani hapsedilmişlikten, öngörülebi entin de Mersault da sıkıntıdan mustarip. lirlikten ve kişinin akıl sağlığı açısından Kafese kapatılmış ve kendine saldıran fazlaca aynılık taşıyan durumlardan hayvanlar kadar olmasa da bu üç roman koruyabilir.” Belki de Victoria Beckham, kahramanı, bazen tıpkı bizim her gün kendisine gına getiren monoton hayatı yaptığımıza benzer şekilde yiğitliğe halel yüzünden bu kadar somurtuyor. Beck getirmeden bungunluğunu yaşıyor. Yine ham, sıkıntının kalkan görevi görmesine bu mevzudan kaçmak için öfke, şiddet, sadece bir örnek. alkol ve narkotiğe başvurulabilir ama Toohey, sıkıntının zamanı tembelleştir iş depresyonla da bitebilir: Başı iki elin diğini anımsatırken bu derde gömülenle arasına almak, yatakla yorganla bütün rin sonsuzluğa doğru ağır aksak gittiğini leşmek ve habire esnemek an meselesi. söyler. Çareyi “sıvışmada” bulmak ise o Fakat konuyu varoluşsal can sıkıntısına kişiyi herhangi sağlıklı bir sonuca götür taşımak da mümkün. O zaman da Too mez. Can sıkıntısından uzaklaşamayınca, hey, entelektüel birikimin sesini açıyor. o kronik bir hal alır, melankoli kapıyı Mutsuz münzevilikler, hayatın kuşatı çalar. cılığı, anlamın kayboluşu, kayıtsızlık ve Toohey’e göre sıkıntının kronikleşme duyarsızlık bu tür sıkkınlığın belirtileri; si, başa çıkılamayan durumlardan kay içten gelen dışavurulan, civardakilerin naklanabileceği gibi patolojik nedenlere sıtkını sıyıran kafalar: Camus’nün Me de yaslanabilir. Örneğin can sıkıntısının ursault’sunun, Sartre’ın Roquentin’inin arkasında kimyasal etkileşimler arayanlar yaşadıkları ya da Evagrius’un ruhsal beyin hasarlarına yoğunlaşır. Hasarlar boşluk, dışlanma ve umursamazlık diye dan ya da “basit” nedenlerden kaynakla adlandırdığı hisler. Hayatın öngörülebilirliği veya monotonluğuna karşı duyulan tiksinti ve nihayet can sıkıntısına varan süreci özetleyen isimleri de sıralıyor yazar. Bu isimler belki Hippokrates’in siyah safra (melankoli) dediği salgı bağımlılığı yüzünden böyle davranıyor. Belki de siyah safrayla diğer üç salgı (balgam, sarı safra ve kan) arasındaki dengesizlik, onları can sıkıntısına itiyor. Seneca için bu tür bir can sıkıntısı “deniz tutmasına” benzer, Heidegger içinse “boşluğa düşmek ve dünyadan anlamlı bir şey beklememek veya almamak” demek. Toohey, basit can sıkıntısının, edebi ve entelektüel (varoluşsal) can sıkıntısından daha baskın olduğunu söyler. Çünkü ona göre basit can sıkıntısı (her ne kadar pek kabul edilmese de) “kendine has, tarihsel bir geleneğe” sahip. Fakat Toohey basit can sıkıntısıyla varoluşsal olanı birbirine çok rahat karıştırırken devasa (hatta bağlamından uzak) bir tarih yaratmanın bizi yanıltabileceğini anımsatır. ELDE VAR İKİ SORU Toohey, “can sıkıntısı Aydınlanma’yla yaratıldı” diyenleri Beneventum’a ve Pompei’ye yolluyor. İşin suyunun çıkarılışı, on dokuzuncu ve yirminci yüzyıla denk gelse de eski yazıtlarda sıkıntıyı rahatlıkla bulabiliyoruz. John Searle’ın da dediği gibi “can sıkıntısı icat edilemez, sadece yeniden keşfedilir.” Dolayısıyla sıkıntı, on dokuzuncu yüzyılda gayet edebi algılanırken Eski Yunan’da “ötekilik” ve “akli dengesini yitirmişlik”, Çin Kültür Devrimi’nde ise “burjuvaziye has” ve yine Çin’in daha eski dönemlerinde “bir sinir hastalığı” biçiminde kabul görüyordu. Çoğu zaman sıkıntının, “dünyevi lüks” olarak yaftalanan ve bu nedenle anlaşılmaya çalışılmayan bir yanı da var. Yazı ve sanayi öncesi toplumlarda ayinler, sıkıntıyı hafifletmenin yolu olarak görülürken boş zaman, delilik, arkadaşlık gibi nedenlerle beliren varoluşsal sıkıntı başka bir yere konur. Varoluşsal sıkıntının babası sayılan Sartre, Bulantı adlı kitabının “açlıktan ölen çocukların bulunduğu yerde hiçbir öneminin olmadığını” söyleyerek konunun ciddiyetine de parmak basar. Toohey’in “evrensel tecrübe” dediği can sıkıntısı, zaman zaman keyifli ama genellikle çekilmezliğiyle nam salmış bir duygu. Patolojik ya da hayatın getirdiği bir sürü kaynaktan beslenen ve bir yandan da her dönem farklı şekillerde hissedilebilen bir durum. Nörologlar, ressamlar ve edebiyatçılar bunu yorumlamıştı, yorumlamaya da devam ediyor. Can sıkıntısının (Arthur Conan Doyle ve Samuel Johnson’da olduğu gibi) üretime katkı sunduğunu da unutmayalım. Brodsyk’ın dediği gibi “can sıkıntısı insanın kendisi olmasını sağlıyor.” Benlik algısını yoğunlaştırınca kişi kendine dönüverir ama Toohey yine bir mim koyup sıkıntının iyileştirici özeliklerinin aşırı heyecan yaratmamasını umar. Tam da bu nedenle basit can sıkıntısına yoğunlaşır ve onun bıktırıcılığını anlatmayı yeğler. Elimizde iki soru kalır böylece: Acaba can sıkıntısına bir bağışıklık mı geliştirdik yoksa bu bir felsefi hastalık mı? Anlaşılacağı üzere gayet “sıkıcı” bir mevzu… n alibulunmaz@cumhuriyet.com.tr Can Sıkıntısının Eğlenceli Tarihi/ Peter Toohey/ Çeviren: Zeynep Koçak Yılmaz/ Doğan Kitap/ 168 s. SAYFA 18 n 25 ARALIK 2014 C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 1297
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear