Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Selçuk Altun’dan 2014 değerlendirmesi 2014: Her şeye rağmen okumak, (y)azmak ve toplamak “Fala inanma falsız da kalma” aforizmasına işime gelirse itiraz etmiyorum. Falcılar 2014’te, aslan burcunda doğanlar için “12 yılda bir burcu ziyaret eden Jüpiter burcunuza girerek önümüzdeki temmuzun üçüncü haftasına dek size bolluk ve şans getirecek” diyordu. Şansı bilmem ama 2014 benim için bir bolluk yılı oldu. r Selçuk ALTUN “Talât S. Halman’ın anısına” K ırk yıllık kitap koleksiyonerliği sürecimin en verimli yılını yaşadım; özellikle yerli ve yabancı imzalı kitaplar açısından şanslı sayılırdım. 2013’te bitirdiğim novellam (kısa roman) “Sol Omzuna Güneşi As madan Gelme”, yılın ilk çeyreğinde Pera Müzesi giriş salonundaki kokteylle görücüye çıktı. Yılsonunda onun devamı da (Buraları Rüzgâr, Buraları Yağmur) ya yımlanmaya hazır duruma gelmişti. KALEM AJANS’ın girişimleriyle iki roma nımın yayın hakkını alan ülke sayısı bir dü zineye ulaştı. Adını daha önce duymadığım bir Amerikan radyosuyla ağustosta (Aslan burcu ayıdır) yaptığım söyleşiden 48 saat sonra, “The Sultan Of Byzantium”un elekt ronik kitap versiyonu, kendi kategorisinde nice küresel yazarı geride bırakarak Ama zon Amerika bestseller listesinde altıncı sıraya kadar yükseldi. (Bir, iki günlüğüne de olsa bir Agatha Christie ve Ken Follett kitabından daha yukarıda yer almanın tuhaflığı. Genel sığlık katsayısının artmayı sürdürdüğü 2014’te, yazmak ve toplamak tan önce kana kana okudum. Panzehir niyetine… *** On yıl öncesine göre Türk edebiyatı müthiş bir devinim kazandı. Daha çok ve daha nitelikli kitaplar yayımlanır oldu. Nitelik çıtasının yükselmesi genç sesler le, kurmaca dışı ve çeviri yapıtlarla sağ landı. Eleştirmen ve editör yetersizliğinde olumlu bir gelişme olup olmadığı tartış ma konusudur. 2014’te okuduğum ve etkilendiğim 10 Türkçe yeni yapıt (okunma sırasına göre): “Dünya Ağrısı”nda, yitik bir kentte çürümeye terk edilmiş bir otelin sahibi ve konuklarının yaşamlarından pasajlar şiirsel bir üslupla sunulmuş. / “Kırmızı Kalem Kutusu” şiire dair öz saptamalardan mürekkep. “Düşmanı çok olmak iyi şeydir. Düşmanı çok olanın her vakit dostu da çok olur mu? Bilmem. Fakat düşmanı çok olanın dostları sağlam olur; bunu bilirim” altını çizdiğim satırlardan. / Enver Ercan’dan “Türkçenin Dudaklarısın Sen” benim için yılın şiir kitabıydı. Damıtılmış şiirlerde ölüm ve hastalığa dair nükte dolu dizeler yok değildi: “Galiba bir tek kalbim sağlam / o da pek fazla kullanmadığımdan”. / Duayen yazar Oktay Akbal’ın (doğ. 1923) ara rejim konulu kısa öyküleri “ne bir sözcük eksik, ne bir sözcük fazla” dokusuyla bana Sait Faik’i anımsattı. / Enis Batur kırk yılda 150 kitap üretti. İlk kez “Kitap Evi” ile bir yıl içinde dördüncü baskıya ulaştı. Kimi birikimli okurlar yapıtın kahramanının, bir Selçuk Altun hayaleti olduğu kanısındalar. / Önay Sözer ve Vivet Kanetti’nin romanlarını eleştirmenlerin de ıskaladığı görüşündeyim. / Şavkar Altınel’in her yeni kitabı benim için bir edebiyat olayıdır. “Hotel Glasgow” da anı, gezi, deneme türlerinde gelgit yapıyor; mayalarında hep hüzün var. / Öykünün ülkemizde benimsenen bir tür olmasında roman okumaya üşenenlerin parmağı olabilir mi? Öykülerin ortak temasının “acı” olmasına ne demeli? “Zaten Hayat Hep Böyledir”, tepki ve nükte dozajı, kapsamı iyi ayarlanmış, üslubu sürükleyici bir kısa öykü demetiydi. Yazarı Hakan Yılmaz’ı değil yılın, yılların keşfi ilan edebilirim. Çünkü o 1993 doğumlu bir fidan, bir üniversite öğrencisi. (Yayıncısı, Edebi Şeyler’i de takdir ederim.) / Küresel yazarımız, Nobelist Orhan Pamuk’un altı yıl aradan sonra yayımlanan romanı “Kafamda Bir Tuhaflık” yılın son ayında, edebiyat dünyasına bomba gibi düştü. 19692012 Türkiyesi fonda olmak üzere, Beyşehirli Mevlut’un İstanbul’daki yaşam mücadelesi anlatılan kitapta dil, zaman ve mekâna uydurulmuştu. Kişi ve mekânlara özgülenen kinayeli adlar ayrı bir inceleme konusudur. Ayrı bir kategoride, Orhan Pamuk kendisiyle yarışmaktadır. Ben şimdiden kitabın yabancı dillerdeki safarisini merak eder oldum… İngilizce okuma r*ep* e*rtuvarım bir önceki yıla göre daha parlak değildi. İletişim araçlarının da etkisiyle daha çok İngilizce yapıtlar okudum. 2014’te okuyup etkilendiğim 15 yeni yapıt (okunma sırasına göre): Yaşayan en gözde şairim Louise Glück’tür (doğ. 1943). Bu yıl yayımlanan “Faithful and Virtuous Night” ile ABD’nin önemli National Book Ödülünü de kazandı. Lorrie Moore’un öykü kitabı “Bark” ile John Lahr’dan Tennessee Williams’ın yaşamöyküsü eleştirmenlerce yılın kitapları arasında gösterildi. İngiltere’de eleştirmenler ünlü yazarların (Ian McEwan, Martin Amis, Haruki Murakami) vasat yapıtlarını alkışlamaya devam ettiler. Kimi yazlar Büyükada’ya gelen Amerikalı Edmund White’ın özyaşamöyküsel kitabı “Inside A Pearl”, en çok etkilendiğim düzyazı yapıttı. Rus göçmeni Sergei Dovlatov (19411990) ile Latin yazar Andres Neuman’ın (doğ. 1977) damak tadımıza uyacağı kanısındayım. Samuel Beckett’in 1933 yılında yazdığı ve yayıncısının yayımlamaktan vazgeçtiği Louise Glück “Echo’s Bones” da 2014’te İngiltere’de, nihayet basıldı. (Öykü 51, açıklama ve kaynaklar 72 sayfadan mürekkep). AngloAmerikan edebiyatında yılın ıskası Gabriel Josipovici’den “Hotel Andromeda”ydı. Bir kısa roman çevirmek durumunda kalsaydım Josipovici Usta’dan “The Infinity”i seçerdim. Fahrî Türk ve Orhan Pamuk çevirmeni Maureen Freely’nin İstanbul’da geçen “Sailing Through Byzantium”una onun en iyi romanı diyenler az değildi. Isaac B. Singer ve Elias Canetti’den sonra Patrick Modiano da (doğ. 1945) Nobel aldığı için okuduğum ve benimsediğim yazar oldu. Ana teması “gizem” olan yazarın, başyapıtı sayılan “Missing Person”u (Yitik Kişi) okuyorum, sırada “Honeymoon” (Balayı) var. *** Aslan burcu için 2014 “bolluk ve şans” yılıydı ya; İngiltere, Fransa ve İtalya’dayken 100 milyon euro ikramiye ödeyen lotolardan aldım. Çünkü çok paraya gereksinimim var: İstanbul’un merkezi bir yerinde, kitap formunda camdan beş katlı bir okumayazma evi yaptırmak istiyorum. Geceleri özel aydınlatmayla dış cephesinde; yazarların, şairlerin ve onların yapıtlarının adlarının fıldır fıldır döneceği… Hadi bre Jüpiter! n SAYFA 10 n 25 ARALIK 2014 C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 1297

