Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Ayşe Kulin’den “Handan” Sanatlar’da ders veren öyle çok hoca tanırım. Çok cazip, çok karizmatirler. Sonra içi boş, kof çıkabilir ama... Bir de tabii, zengin koca, iyi hayat oldum olası kızların hedefi haline getirilince... Öyle öğretiliyor çünkü. ‘Halide Edip’le O dünyanın her tarafında aynı. Jane Austin’in romanlarında da hep görürüz; anneler kızlarına iyi koca arar. Bu, büyürken kızlara o kadar çok işleniyor, o kadar içe siniyor ki iyi koca, zengin paralelliğim var!’ koca demek iyi hayatla eş tutulur oluyor. Bunu sorgulamamak hüsranla biten birçok ilişkinin başlıca nedeni. Bunun bedelini de ödüyor Handan. Elinde ko caman bir yalnızlık kalıyor. Âşık hatta çok âşık olabilirdi kocasına. Kendisine iyi davranılıp sevildiği hissettirilseydi Başına buyruk, sevapları, babamız ölür birdenbire büyü Tabii. Nedim sevgisini tam çünkü bir tutkusu vardı ona ilk cinsel günahları, acıları, aşkları ve zaaflarıyla içimizden bir karakter. Her güçlüğe, her şarta göğüs geren mek zorunda kalırız veya ailede başka bir dram olur, bir kardeş bir kazada gider, her şey değişir. Benim bazı romanlarımda böyle büyümek zorunda kalmış gösteremeyen, Türk erkeğinin küçük bir tipolojisi gibi. Mektuplarında bile soğuk ve mesafeli işte mektupları evde okurlarsa kıza bir zararı dokun liği öğreten adama diğer Handan’da olduğu gibi. İlişkilerini soğuk bir perdeden yaşamaya karar veriyor böylece. Tabii, bir değişim geçiriyor zaman ve asla pes etmeyen bir insanlar var. “Dönüş”teki Derya masın diye. Ama tabi kız bunu içinde. Fakat bu kararını hayata geçi kadın Handan. Hayatının son derece hassas bir noktasında, yaralı bereli orta yaşında, Halide Edip Adıvar’ın ölümsüz ese mesela bunlardan biri, kardeşinin ölümü onu vaktinden önce büyütür, bir duruş aldırır hayata karşı. Bunlar elimizde olan şeyler değil ama elinde olanları kendine göre iyi idare ediyor Handan. Önce bir dağıtsa anlayamayabiliyor. Kendinde hiçbir tutum yanlışı da görmüyor Nedim. Karşısındakinin kadın olduğunu unutan, duygusal yönlerini atlayan bir adam. Ona Handan’ı kaybettiren de bu remiyor. İlhami’ye gerçekten çok âşık oluyor, deli gibi sadece kendine istiyor. Eline geçen ise sadece cinsellik ve hayal kırıklığı oluyor. Sonrasında ise sürpizli bir Bora boyutu yaşanıyor. Bir gün yatağının başucunda beliren, ri “Handan”ın eşliğinde da... Böyle büyük üzüntülerden sonra oluyor. Halide Edip’in Handan’ı sıkı bir mih bir keşif, bir hesaplaşma yolculuğuna çıkmaya zorlanır. Aşklar, aldatmalar, aldanmalar, ölümler ve özellikle kadınlar belki erkekler de dağıtmaya meyyal. Bir intikam alma duygusuyla kendilerini savururlar. Aşklar, işler, koşuşturma filan ama ondan sonra özellikle bir hastalık filan geçip şöyle Tabii, kaçırmış elinden. Handan bu sefer de bu işleri çok iyi bilen bir kurdun eline düşüyor. “İYİ HAYAT, ZENGİN KOCA mandar. Kesinlikle. Ayrıca bir sığınış da oluyor. Devrinden kopup gelen adaşı Handan’ı hiç kandıramıyor kendisini kandırdığı gibi. O ana kadar sorgula entrikalardan geçecek, da bir durup dinlenme dönemi girdiyse ha DEMEK OLMUŞ” mamış kendisini. Hatalarının farkında hası, İstanbul’un tarihinin en hareketli, en renkli ve en “gazlı” günlerini, hem de tam ortadan kateder. Ayşe Kulin’le yeni romanı yatına, sorgulamalara başlar. Oradan da ders çıkartabilirsen ne âlâ ki galiba onu becerdi Handan. Nedim... Handan için bir milat. İlk hayal kırıklığı, ilk pişmanlığı. Hocasıkocası dediğiniz Haşim’e âşık olmuyor ama. Hayır ama müthiş etkileniyor. Karizmasından, evinden, durumundan, değişik olmasından etkileniyor. Güzel ama hiç yüzleşmemiş. İşte Nedim’den ayrılma nedenleri bir hata, Haşim’le evlenmesi daha büyük bir hata. Hayatı boyunca gözünü diktiği şey başarı, Boğaz’a bakan bir ev, daha çok maddi yata dayalı şeyler. Diğer “Handan”ı konuştuk. Handan ise yüzleşmeye zorluyor onu. r Gamze AKDEMİR Arayış ve yalnızlık sorgulamalarıyla başlıyor roman. Handan nasıl bir kadın olarak atılıyor hayata? Handan modern, Cumhuriyet çocuğu bir kadın. Çocuğunu kaybetmesi onu belli bir yalnızlığa itiyor. Yoksa bu kendi tercihi değil. Biraz paraya da düşkün. Kocasını seçme sebebi biraz da o. Karşılaşmak zorunda kaldığı şey çok ağır; boşanmak, sevdiği adamla evlenememek filan değil yani çocuksuz kalmak. Bu bir kadın için çok büyük bir travma. Ruhu epeyce yorulmuş. Yine de yalnızlığıyla çok iyi başaçıkabilmiş bir kadın. Zamanla katılaşıyor. Acılar katılaştırıyor. En çok da çocuk veremediği için boşanan kocasının soğukkanlı tutumu onu çok katılaştırıyor. Adam hayatta bir tane çocuk istiyor, yaşı da geçiyor. Kocasının kendisine hiçbir sevgisi yok, onu görüyor. Sevgisizlik çok kötü bir şey, insanı çok değiştirir, çok yıkar. Kızıyor ona. Ukala buluyor, işine gelmiyor söyledikleri. “Kendine yararı dokunmamış bana nasıl dokunacak” diye söyleniyor. Romanın kapağını kapatıp “Hadi eyvallah Handan kardeş!” bile diyor zaman zaman. Her iki Handan’ın ortak noktaları az değil. Değil. İlk görüşte âşık oldukları erkeklerle evlenmediler. İlk aşklarını bir daha hiç arayıp sormadılar. Hüsnü Paşa ile Haşim’in kayıtsızlıkları da benzer. Nâzım ile Nedim kadınlıklarını ıskalarken Hüsnü Bey ile Haşim ise tam bu yönlerinden yakalıyor. Ayrıca ikisi de hür kadın ve bu da başka sorunları, kederleri getirmiş. Sonra her ikisi de cinsel dürtülerinin peşinden gidebiliyor. Fotoğraflar: Kaan SAĞANAK “KENDİNİ İYİ İDARE EDİYOR, ÖNCE BİR DAĞITSA DA ” Handan ise birden büyüyor. Fakat en çok cesaretleri benziyor. Ne yaşarlarsa yaşasınlar bir şekilde dik durabiliyorlar. Çoğumuz gibi. Çoğumuz bir felaketle birden büyürüz. Annemiz ve “Jane Austin’in romanlarında da hep görürüz; anneler kızlarına iyi koca arar. Bu, büyürken kızlara o kadar çok işleniyor, o kadar içe siniyor ki iyi koca, zengin koca demek iyi hayatla eş tutulur oluyor.” Handan ise Halide Edip’in Handan’ını hay SAYFA 8 n 18 ARALIK 2014 C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 1296

