Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
İlkay Kasatura’dan “Eş Seçiminden Evliliğe Yaşam Döngüsü” İlkay Kasatura bilimsel çalışmalarını, bağımlılıklar, aile terapileri, gençlerin sorunları üzerine yoğunlaştırmış bir biliminsanı. Kitaplarındaki anlatım hem konuyla eğitim amaçlı ilgilenenlere hemde konuya ilgi duyanlara ilginç gelecek özellikte. Tedavi ettiği ya da izlediği kimi olaylardan örnekler de veriyor kitaplarında. r Sennur SEZER E vlilik zor bir olaydır bence. Evliliği ardında elli yıla yakın süre bırakmasına karşın bu cümleyi kurmam, evlilik kurumunun alışkanlıkları, büyüme koşulları farklı iki insanı aynı çatı altında yaşamaya zorlamanın bir ceza biçimini düşünmemden doğuyor. Güne başlama saatinden kahvaltı alışkanlıklarına farklı insanların sevgililik süreci belki keyiflidir. Ama evlilik süreci kesinkes yürümez. En iyisi evlilikler yürümediği süreçte başvurduğumuz ruhsağaltıcılardan birine önceden danışmak. Mesela Prof. Dr. İlkay Kasatura’ya. Bir zamanlar kendime meslek olarak düşündüğüm bir uğraştı psikoloji, belki biraz da bu yüzden şair İlkay Kasatura ile iyi arkadaş olduk. Ama o şiiri düşlerine aldı. Ruh bilimi edebiyatın önüne aldı, uğraş olarak seçti.. Şiirlerini kitaplaştırmadı ama meslek kitapları epey kalabalık: Okul Başarısından Hayat Başarısına (1990), Alkol ve Arkadaşları (1995, 1998), Gençlik ve Bağımlılıklar (1998), Heyecansal Kontrol (2002), Kişilik ve Özgüven (1998). Yeni kitabı Eş Seçiminden Evliliğe Yaşam Döngüsü (Remzi Kitabevi). İlkay Kasatura 1943 İstanbul doğumludur. İlk, orta ve liseyi Atatürk Kız Lisesi’nde bitirdi. Yükseköğrenimini İ.Ü. Psikoloji bölümünde tamamladı, 1966’da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde çalışmaya başlamıştır. 1971’de Sağlık Bakanlığı tarafından İngiltere’ye, Mabledon Hastanesi Lisanstüstü Merkezi’ne grup analitik psikoterapi ve davranış terapisi alanında öğrenim görmek üzere gönderildi. 1973’te SAYFA 20 n 18 Evlilik sorunlarını aşmak için... Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne bağlı olarak açılan Türkiye’nin ilk gündüz hastanesinde, evli çiftlere ve ailelere grup psikoterapi uyguladı, bağımlılık psikoterapileri başlattı.1984’te AMATEM’de (Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi) alkol bağımlılarının ve eşlerinin grup psikoterapilerini başlatmakta öncü oldu. 1996’da profesör olarak atandığı Kocaeli Üniversitesi’nde psikolojik danışmanlık bölümünü, 2000’de İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde psikoloji bölümünü kurdu. 2002’de psikoloji yüksek lisansı başlatmıştır. Aile tedavileri ile grup psikoterapi ilkeleri ve psikoterapi yöntemleri dersleri verdi. 2004’ten itibaren, kendi terapi merkezinde, eş ve ailelere yönelik bireysel ve grup psikoterapiler yönetmekte. ANLAŞAMAYAN BİR ÇİFT... İlkay Kasatura bilimsel çalışmalarını, bağımlılıklar, aile terapileri, gençlerin sorunları üzerine yoğunlaştırmıştır. Kitaplarındaki anlatım hem konuyla eğitim amaçlı ilgilenenlere hem de konuya ilgi duyanlara ilginç gelecek özellikte. Tedavi ettiği ya da izlediği kimi olaylardan örnekler veriyor. İşte anlaşamayan bir çift: “Eda ile Mert’in terapisinde dikkati çeken nokta , ikisinin de sevgilerinin bitmediğini ifade etmelerine rağmen, yaşadıkları aile olayları nedeniyle kızgınlık, öfke gibi heyecanları geri çekilme tavrıyla ortaya koymalarıydı. Eda, eşinin hakaretlerine çok üzüldüğü halde etkili bir tavır koyamıyor, özgüveni sıfırlanmış bir halde sadece hayal kırıklığı, kızgınlık, kırgınlık, öfke, karamsarlık gibi heyecanlarının iç dünyası içinde muhasebesini yapıyordu. Asık yüzle, mutsuz ve tepkisiz davranış biçimi ise, kocasını anlayış görmediği duygusuna ittiği için, o da kendi aile ölçülerine uygun biçimde tepki veriyordu. Birbirlerini anlamaya çalışma sürecini başlatabilmek için önce duygularına odaklanmalarını istedim. İkisi de yuvasını yıkmak istemiyordu. Mert, eşine şu soruyu soruyordu: Mert: Senelerce Kars’a, anne babamın yanına gitmedik. Seni incitmemek için çok çalışıp İstanbul’da kalmayı tercih ettim. Bütün paramızı iflas ederek kaybedince, sen bana, “Ailene haber ver, yardımcı olsunlar,” demedin mi? Eda: Dedim ama gelip bizimle yaşayacaklarını nereden bileyim? Mert: Yaşadığımız ekonomik kriz döneminde bana, “Birlikte çalışalım, atlatırız bu dönemi,” dedin mi? Ben, tek başını bırakılmış hissettim kendimi. Senin yüzünden düşen bin parça oluyordu. Ben parasızlıktan ne yapacağımı şaşırmışken, sen bana destek vereceğine ağladın, sızladın, çocukların okulu ne olacak diye yas tuttun. Bu durumun uzun sürmemesi için ailem geldi, yerleşti işte yanımıza. Ben kendim mi hazırladım bu sonucu? Eda: Benim ağlayıp sızlamam sana karşı bir davranış değildi ki... Üzüldüğüm için öyle çaresiz davranıyordum. Mert: Yok canım, ne çaresizliği... Annem babam gelince sen çalışmak istedin. Ekonomik durumumuzu düzeltmişlerdi. Sen, evden kaçmak için çare aradın. Bizim ailemiz bir aşiret. Kadın çalışabilir mi hiç! Onlar gelmeden güler yüzle bana teklif etseydin, belki ekonomik olarak da psikolojik olarak da ayakta durmayı başarabilirdik. Seni yanımda hissedemedim tavırların yüzünden. Bir dayanışma içine giremedik. Eda: Sen aslında, başlangıçta da hep benim çalışmama karşı oldun. Seni üzmemek için, zor bir döneminde böyle bir öneri getiremedim. Mert: Bak yine yanlış değerlendiriyorsun. Çalışmanı istemiyorum. Sadece yüzünü asmadan, “Bugünleri aşarız, beraber formül arayalım” demeni bekliyordum. Sen “Ailene haber ver, bilsinler” dedin. Bir ruhbilimci terapi ya da tedavi seansında bu durumda ne yapabilir? Fark ettiği ilk şey, bu karı kocanın sorunlarını konuşmadıklarıdır. Terapide çiftin birbirlerinin davranışlarını da anlamadıkları belli olacaktır.Prof. Dr. İlkay Kasatura, okurunu da evlilik sorunları üstüne düşünmeye zorluyor. Belki bu da ayrı bir sağaltım yoludur. n Eş Seçiminden Evliliğe Yaşam Döngüsü/ İlkay Kasatura/ Remzi Kitabevi/ 270 s. ARALIK 2014 İlkay Kasatura’nın kitaplarındaki anlatım hem konuyla eğitim amaçlı ilgilenenlere hem de konunun meraklılarına hitap ediyor. C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 1296

