Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
OKURLARA Başına buyruk, sevapları, gü nahları, acıları, aşkları ve zaaflarıyla içimizden bir karakter. Her güçlüğe, her şarta göğüs geren ve asla pes etmeyen bir kadın, Handan. Hayatının son derece hassas bir noktasında, yaralı bereli orta yaşında, Halide Edip Adıvar’ın ölümsüz eseri “Handan”ın eşliğinde bir keşif, bir hesaplaşma yolculuğuna çıkmaya zorlanır. Aşklar, aldatmalar, aldanmalar, ölümler ve entrikalardan geçecek, dahası İstanbul’un tarihinin en hareketli, en renkli ve en “gazlı” günlerini, hem de tam ortadan kat eder. Ayşe Kulin’le yeni romanı “Handan”ı konuştuk. Bir yıl önce yaşama veda eden Nobel ödüllü Doris Lessing’in otobiyografisinin birinci cildi “Tenimin Altında (19191949)” ve ikinci cildi “Gölgede Yürümek (19491962)” bir arada “Anılar” başlığı altında okurlarla buluştu. Tarihin kendisinin de kapıldığını düşündüğü çılgınlık anlarında özellikle savaşlar ve komünist geçmişi için bu nitelemeyi kullanıyoryaşadığı anlarının karşısına geçtiği bir özeleştiri de kitabı. Geçmişteki hallerine giderek daha mesafeli ve başkalarının gözünden bakmaya çalışıyor. Bellek oyunlarının bereketini gördüğü bir yolculuk kitabı. Metnine de yansıyor bu. 1970’lerin ikinci yarısında ilk yapıtlarını vermeye başlayan 1980 kuşağının özgün şairlerinden biri idi A. Adnan Azar. Günlük hayatı ülkemizin en karmaşık döneminin politikasıyla harmanlayan bir yaşantının dışavurumuydu şiirleri. Hiç tökezlemeyen, fire vermeyen bir şiir diliyle yazdı: Yalın ve derinlikli. Ölümünden çok kısa bir süre önce tamamladığı “Avare Çalı ve Uzaktan”, Azar’ın ana çizgisinden ayrılmadan yeni bir şiire geçtiğinin izlerini taşıyordu, son kitabı olarak kalacak… Azar’ın şiirlerini Salih Bolat değerlendirdi. Bol kitaplı günler... TURHAN GÜNAY turhangunay@cumhuriyet.com.tr cumkitap@cumhuriyet.com.tr twitter: www.twitter.com/CumKitap Jesús Carrasco’dan “Açıkta” Jesús Carrasco, “Açıkta” adlı romanıyla kuraklık ve şiddete teslim olmuş bir ülkede, bir çocuğun bu ikisiyle mücadelesini anlatıyor. Kitaptaki çoban ve kâhya ise çocuğun sarsıntısını azaltan ve yoğunlaştıran iki kahraman olarak karşımızda. Carrasco’nun kitabı bu minvalde ahlaki sorgulamalarıyla da öne çıkıyor. Kuraklıkla yeşeren ikilemler r Ali BULUNMAZ ayakta kalmayı ve kendine yetmeyi biliyor. J esús Carrasco yeni bir yazar olmasına rağmen Avrupa ve dünyada adını duyurmuş biri. Beri yandan da güneşin sıkıntı veren hali ona “yanıklarını, açlığı ve ailesini hak etmek için babasının da dediği gibi kötü bir şey yapmış olması gerektiğini” düşündürüyor. İlk romanı Açıkta’nın bunda Carrasco, koca bir arazi üzerinde devriye payı büyük ama esas romanın an atan çoban ve çocukla onların yanından lattığının dışındaki hikâyesi de epey geçen ölü hayvanların ve bitkilerin oluştur ilginç. duğu manzarayla hiçbir isim vermeden iler Carrasco, romanını bitirip “kö liyor. Bunu sanki özellikle yapıyor; okurun şesine çekildiğinde”, şöhreti ülkesi dikkatini çocuğun ve çobanın iç dünyasına İspanya’nın ötesine yayılmıştı. Çünkü kitap, ve dışındakilerle mücadelesine yoğunlaş İspanya’dan önce başka pek çok Avrupa ül tırmaya uğraşıyor. Derin kuraklık, her şeyi kesinde basılmış ve Carrasco bu sayede hiç altüst eden bir yapı oluşturuyor. Büyük bir de azımsanmayacak derecede övgü almıştı. felaket sonrası bocalayan tek tük insanların Asıl övgü patlaması, yayıncıların romanı gezindiği köy, kasaba ya da şehir: Çoban okurlara ulaştırmasıyla geldi. Carrasco, bir ve çocuk, anlatımda tarih bulunmadığı için çocuğun güzünden ve çoğu zaman onunla zamandan kopuk ama tam da bu yüzden; birlikte anlattığı doğa, şiddet ve sürüklenişle başlarından geçen ve gördükleri yüzünden edebiyat kulübüne iyi bir giriş yaptı. zamana dahil. Özellikle çocuğu zamana bağlayan şey anıları; kuraklık öncesi buğ ZAMANIN İÇİNDE VE DIŞINDA day ve arpa taşıyan trenler, o trenlere şeflik Saklanan oğlan çocuğuyla başlayan an eden istasyon görevlisi babası ve kuraklığın latımda gecenin kuşatıcılığı, şiddetin sarıp tüm bunları alıp götürüşü. Yani harabeye sarmaladığı bir coğrafyayla buluşuyor. Da dönmüş birtakım hayatlar ve bu yeni hası çocuğun aklından geçenler, içindeki koşullara uydurulmaya çalışılan korkuyla birleşip kendini zorunlu olarak zihin. Olanlara rağmen çocuğun teslim ettiği doğayla karışınca hemen anılarındaki ve sonra yeniden bir soru beliriveriyor: Çetin doğa mı karşılaştığı kâhya, tepelerdeki yoksa yıkıcı şiddet mi? güneşten ve ayaklarının altındaki Geçmişten hafızasında yer etmiş kuru topraktan daha yakıcı. kâhya ve saklandığı bölgede karşısına çıkan çoban, çocuğun girdiği yoldaki en İSİMSİZ YERDE ADSIZ KİŞİLER önemli figürler. Tabii bir Çocuğun peşine de kavurucu kuraklık. düşen gözü dönmüş Bir zamanlar bolluk kâhya ve adamları, içindeki araziler artık son çoban ve küçük yol derece zor şartlara sahip. daşı için şartları daha Çorak toprakların herke da zorlaştırıyor. se her şeyi yaptırabilecek Aslında kâhyanın olması da cabası. Aslında merhametsizliğiyle adı geçen çoraklık ve Carrasco’nun hikâyesindeki çocuk, çoban ve doğanınki zaman zorlu şartlar iyi bir öğretmen; çocuk bu sayede kâhya, masumiyet ve kirlenmişliği temsil ederken onları kuşatan kuraklık, şiddeti ve öfkeyi doğuran bir “bela” biçiminde sahne alıyor. zaman birbirine karışıyor. Bu da bizi hangisinin daha yakıcı olduğunu düşünmeye itiyor. Çobanın bilgeliği kadar ailesinin avcı “kültürü” ve evde tanık olduğu hayvan parçalama ritüelleri arasında bocalayan çocuğun peşindeki adamlara teslim bayrağını çekip kısırdöngüye hapsolma ihtimali bile irkiltici. Kâhyanın “köylülerden uzak dur” öğüdü boşuna değil çünkü her birinin sağılıp beslenen ve yetiştirilen hayvanlarla ve elbette insanlarla sorunu var. Çocuğun dışavurduğu haklı şiddet ise bundan kaynaklanıyor. “Boynunu eğmek yerine kılıcını kaldıran” çocuğun bu davranışı, kendi coğrafyasının getirdiği bir şey. Oraların kuralı, etrafındakiler gibi şiddete başvurmak ve sonra cezadan muaf tutulmak. Doğanın acımasızlığı bu süreci hızlandırıyor. Korku ve ihtiyaç, çocuk da olsa bir insanın kimyasını bozuveriyor. Carrasco’nun burada ahlaki ikilemlerle bizi karşı karşıya bıraktığı çok açık. Kuşlara yem olmasın diye; bunu bile hak etmediklerinin düşünülmesi yüzünden cesetleri gömmeye girişmek de bir başka ahlaki yön ya da tartışma. Carrasco’nun oluşturduğu hikâyede yer alan çocuk, çoban ve kâhya, masumiyet ve kirlenmişliği temsil ederken hepsini kuşatan kuraklık, şiddeti ve öfkeyi doğuran bir “bela” biçiminde sahne alıyor. Ama dikkat edilmesi gereken bir ayrım var: Kuraklık mı şiddeti yaratıyor yoksa şiddet ondan önce de var mıydı? İşte bu ince çizgi, Carrasco’nun kitabını; isimsiz yer ve kişileri nasıl ve nerede konumlandıracağımızı belirliyor. İnsanın insanlığını buharlaştıran ya da umulmadık anda bir vaha gibi önümüze çıkaran romanda Carrasco, bizi büyük ve kurak coğrafyayla hem gerçek hem de distopik bir evrenle buluşturuyor. n alibulunmaz@cumhuriyet.com.tr Açıkta/ Jesús Carrasco/ Çeviren: Saliha Nilüfer/ Delidolu Yayınları/ 158 s. İmtiyaz Sahibi: Cumhuriyet Vakfı adına Orhan Erinç t Genel Yayın Yönetmeni: Utku Çakırözer tYayın Yönetmeni: Turhan Günay tYazı İşleri Müdürü: Ayşe Yıldırım Başlangıç t Görsel Yönetmen: Dilek Akıskalı t Yayımlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. t İdare Merkezi: Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2, 34381 Şişli İstanbul, Tel: 0 (212) 343 72 74 (20 hat) Faks: 0 (212) 343 72 64 t Baskı: DPC Doğan Medya Tesisleri, Hoşdere Yolu, 34850 Esenyurt İSTANBUL. t Cumhuriyet Reklam: Genel Müdür: Özlem Ayden t Genel Müdür Yardımcısı: Nazende Körükçü t Reklam Koordinatörü: Hakan Çankaya t Reklam Müdürü: Ayla Atamer t Tel: 0 (212) 251 98 74750 (212) 343 72 74 t Yerel süreli yayın t Cumhuriyet gazetesinin ücretsiz ekidir. CUMHURİYET KİTAP SAYI 1296 18 ARALIK 2014 n SAYFA 3

