03 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

GÜNCEL TIP Dünyanın kendi ekseni üzerinde yirmi dört saatte döndüğünü söyleyen ilk düşünürlerden birisi (Herakleia Pontike (Karadeniz Ereğlisi)’li, MÖ 4. yüzyılda doğmuş olan Herakleides’tir. MÖ 262’de Antalya yakınındaki Perge (Aksu)’de doğan Apollonios, AnResim 2: MÖ 4.3. yüzyıla ait Pitane sikkesi. Ön yüzde Zeus Ammon başı arka yüz tikçağ’ın en önemli matematikçide ortası çekirdekli pentegram. Æ 9mm (0.78 g). SNG France 22535 var. SNG Co lerinden birisidir; matematiğin bir penhagen 535 var; BMC 4. bilim olarak yaratıcılarından biri sayılır. ni görerek yönetime yanlışları körükleyecek bilgisizMÖ 2. yüzyılda Marmara bölgesinde doğup yalerin katılmasına şiddetle karşı çıkmıştır. Zamanının şayan ve bu yüzden de Bithynialı olarak anılan ünlü tüm dinlerinin rasyonel temelden yoksun olduğunu astronomi ve matematik bilgini Theodosios, küre geobelirten büyük Efesli, insanları her yerde ve her zametrisinin kurucusu olarak kabul edilmektedir. man aklın çerçevesinde hareket etmeye davet etmiştir. Bugün İzmir’de Aliağa Rafinerisi’nin yakınındaki antik Kyme kentinde MÖ 390’da doğan Ephoros Kleostrato ve Diğerleri Bu bağlamda MÖ 5. yüzyılda Tenedos (Bozcaa ise ilk dünya tarihinin yazarıydı. Tarihin Babası Halikarnassos (Bodrum)’lu Heda)’ta doğup yaşayan Kleostratos, astronomide “okr e d o tos’un yanı sıra nesir halindeki en eski, belki de teteris” ya da sekiz yıllık çevrimi bulan ve bugün kulilk tarih eserinin yazarı da Miletos’lu Kadmos’tur. landığımız burç işaretlerini ilk düşünen bilim adamıydı. Mimarların da çok yakından bildiği Miletos’lu Batı Anadolu’dan Kolophonlu Ksenophanes (yak. H i p p o d a m o s ise şehir planlamacılığının kuruculaMÖ 570475) o dönemde yaygın olan çoktanrılı dine rından birisidir. MS I. yüzyılda Adana’da Anazarbos karşı çıkıp Tanrı’nın tekliğini savunmuştur. Evren hakDioskorides, çağdaş botaniğin (Anavarza)’ta doğmuş kındaki düşüncelerini içeren bir şiirinde dağların tekurucularından birisidir. Bergamalı Galenos tıbbın en pesinde deniz kabuklarına rastlanmasına dikkat çekönemli tarihi simalarından birisidir. mesi o dönem için önemlidir. Klazomenai’de doğan Anaksagoras (MÖ 500 428) ise ayışığının Ay’dan değil Güneş’ten kaynak BİLİMİN EN ESKİ KİTABI Prof. Dr. Umur Daybelge hazırladığı elinizdeki bu landığını farkederek Ay ve Güneş tutulmalarının doğkitap ise, “Bilimin En Eski Kitabı” olma ününü taşıru bir açıklamasını da yapmıştır. Dünyanın oluşuyan ve günümüzden yaklaşık 2300 yıl önce İzmir’in munun merkezdeki “her şeyin bir arada bulunduğu” Çandarlı (Pitane) yöresinde Autolykos tarafından yave “akıl” tarafından döndürülen bir girdap ile başlazılmış olan eserini ve dönemini ele alması açısından mış olduğunu ve zamanla bu girdabın dışına “aether” önemli bir çalışmadır. adını verdiği az yoğun, sıcak, kuru, hafif bir maddePitane, İzmir ili sınırlanin, iç kısmınaysa “hava” adını verdiği karşıt özelrı içersinde Bakırçay’ın liklere sahip bir maddenin ayrışarak top(Kaikos) denize döküldüğü landığını söylemiştir. yerin biraz batısında, dil O’na göre havadan, bulutlar, su, topbiçiminde bir yarımada rak ve kayalar yoğuşmuş; yoğun ve ağır olan üzerinde (Resim1) yer bu unsurlardan da Dünya oluşmuştu. Daha alan, Aiolis bölgesinin sonra hızla dönen Dünya’dan kopan kayaen kuzey yerleşimidir.* larda yıldızları oluşturmuştu. Böyle bir dönAutolykos’la bağlantılı me hareketi düşünerek Anaksagoras, bunun mıdır bilinmez ama erneden olacağı merkezkaç kuvvet ve yoğunken dönem Pitane sikluk tabakaları gibi şeyleri de irdeleyerek bu şekelerinin hemen hepkilde Güneş sisteminin oluşumu için Kant ve sinin arka yüzünde orLaplace tarafından öne sürülecek modele öntasında bir çekirdek cülük etmiştir. bulunan pentagMÖ 315’te Mersin yakınlarında Soloi (Meram’ın yer alması zitli)’da doğan Aratos’un Diosemeia (Gökyüzü (Resim2) ilginçtir. Olayları) adlı eseri, meteoroloji biliminin ilk teBilimin En Eski Kitabı’nın yazarı olan matemamel eseridir. tikçi ve astronom Pitaneli Autolykos (Otolikos)’un İlk gerçek bilimsel yıldız kataloğunu, MÖ 2. yüzUmur Daybelge tarafından Tükçeye kazandırıProf. yılda Nikaia (İznik)’lı İznik’te Hipparkhos hazırlalan ortasında bir çekirdek bulunan bu eserinde, tamıştır. İzmir ili Ahmetbeyli ilçesindeki Klaros’ta MÖ sarımı Eudoksos’a (Evdoksos) ait olan mekanik bir Ev2. yüzyılda doğan Nikandros, farmakolojinin kurucusu ren’in aksiyomatik geometrik modelini ortaya koysayılır. muştur. Bu mekanik tasarıma eleştirel bir gözle bakan MÖ 335’te Nikomedia’da (bugünkü İzmit) doğan ilk kişi de yine Autolykos’tur. Autolykos’un EukleiHerophilos, ilk otopsiyi yapan bilim adamı olarak pek des (Öklid) Geometrisi’nin bazı teoremlerine katkıçok anatomik tanımlara ilk adı vermiş, nabzın kalp sının olduğu da öne sürülmektedir. atışlarıyla eşzamanlı olduğunu ilk kez açıklamış, raBu kitapta Yunanca aslı ve Türkçe çevirisi sunulan kibi Erasistratos ile birlikte anatomi ve patolojik ana“Bilimin En Eski Kitabı” 3 kısımdan oluşmaktadır: a) tomi bilimlerinin kurucusu olarak kabul edilmiştir. Hareket eden bir küre üzerine, b) Doğuşlar ve Batışlar Muğla ilimizin Datça Yarımadası’nın ucundaki Üzerine, 1. Kitap, c) Doğuşlar ve Batışlar Üzerine, 2. Knidos (Tekir Burnu)’ta doğan Eudoksos, güneşin, Kitap. Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarafından yayıdünyanın ve ayın çapını ilk kez hesaplayan ve 1 yıl mı gerçekleştirilen bilim tarihi açısından bu çok önemeşittir 365 gün 6 saat değerini ilk veren astronomdur. li eserin ülkemizde konuyla ilgilenenlere yararlı olKnidos’ta kurduğu gözlemevinde Kanopos dahil pek masını dileriz. çok yıldızı izlediği bilinmektedir. Mustafa Çetiner cetiner.m@superonline.com www.mustafacetiner.com Popüler bilim yazarı ve bilim adamı Michael Goldacre’a göre bilim dergileri ve araştırmacılar iddialı bir sonucu olmayan çalışmaları yayınlamaya hevesli olmuyor ve sadece anlamlı sonuçlar elde ettikleri çalışmaları yayınlıyorlar. Yayımlanmanın Dayanılmaz Yanlılığı... Okurlarım belki de biliyordur, “TED Talks” önemli isimlerin, önemli konularda düşüncelerini kısa bir süre içinde anlattığı bir organizasyondur (ted.com). Bu adreste özellikle bilim ve tıp konusundaki konuşmaların bazıları gerçekten çok çarpıcı olabiliyor. Doktor Michael Goldacre’ın konuşması da bunlardan biri. Michael Goldacre bilim adamı ve aynı zamanda popüler bilim yazarıdır. Guardian’da “kötü bilim (Bad Science)” isimli bir köşesi var. TED için bu yıl yaptığı konuşma bilimin ve tıbbın önemli sorunlarının altını çiziyor. Goldacre diyor ki; “Mart 2012’de, bazı araştırmacılar Nature dergisinde bir makale yayımlayarak, kanser hastalığının potansiyel tedavi hedeflerine ilişkin 53 adet basit bilimsel çalışmayı tekrar etmeye çalıştıklarını aktardılar. Bu 53 çalışmadan sadece 6 tanesi başarılı bir şekilde tekrar edildi. Elli üç çalışmadan 47 tanesi ise tekrarlanamadı.” Goldacre’ın altını çizdiği nokta öyle kolayca yenilip yutulur bir şey değil. Aslında söyledikleri bilimsel yöntemin kalbine sıkılmış bir kurşundur. Demek istediği açıkça şu: Çalışmalar her zaman tekrarlanabilir olmuyor. Yani bir laboratuvarda yaptığınız bir çalışma bir başka laboratuvarda doğrulanamıyor. Yani bilimsel çalışmaların doğruluğuna her zaman güvenmeyin. Kastettiği basbayağı bilimsel kaygıyla, iyi laboratuvarlarda, sorumlu bilim insanlarınca yapılan çalışmalar. Bilimsel sahtekârlıktan söz etmiyor yani. Daha bitmedi. Goldacre’ın söylediklerini özetlemeye devam edeyim. “… Çalışma sonucunda araştırmacılar üniversite öğrencilerinin “önsezileri” olduğuna ait kanıtlar bulup, bulgularını hakemli bilimsel dergilerden birinde yayımladılar. Daha sonra başka bilim adamları aynı yöntemi kullanarak aynı çalışmayı tekrarladılar, ancak bulgular üniversite öğrencilerinin aslında “önsezi” sahibi olmadıklarını gösteriyordu. İkinci grup bu makaleyi önceki makalenin basıldığı dergide yayımlamak istediler. Derginin Editörü yayımlamamak konusunda netti: “Biz tekrar edilen çalışmaları, sonuç alınmayan çalışmaları yayımlamıyoruz”. İşte Goldacre’ın bilimin kalbine sıktığı ikinci kurşun… Goldacre aslında şunu anlatmak istiyor: “Bilim adamları bazı çalışmalar yaparlar, çalışmalardan bir sonuç alırlarsa yayımlarlar, almazlarsa yayımlamazlar veya yayımlayamazlar”. Daha anlaşılır biçimde anlatmaya çalışayım. A ilacının X hastalığında etkili olduğuna dair bir çalışma yaptınız. Çalışma sonunda A ilacının X hastalığının tedavisinde etkili olduğunu gösterdiniz. Bu durumda bulgularınızı hakemli bir bilim dergisinde yayımlamak istersiniz. Ya da tam tersi, A ilacını X hastalığında test eden bir başka çalışma yaptınız ancak sonuç ilacın etkisiz olduğunu gösterdi. Goldacre’a göre bu çalışmayı büyük olasılıkla makale haline getirmezsiniz, getirseniz de yayınlayacak bir dergi bulamazsınız. Peki, pratik olarak ne oluyor? Uygulayıcılar yani hekimler literatürde X ilacının A hastalığında kullanıldığını okuyup, diğer yayımlanmayan etkisiz olduğu ile ilgili sonuçları bilmediklerinden X ilacını etkili sanıyor ve hastalarında kullanıyorlar. Yenilir, yutulur bir saptama değil ve üzerinde kafa yormaya fazlasıyla değer. Bu köşenin takipçileri bilime olan inancımı bilirler. Amacım bilimi sorgulamak değil, ancak bilimsel yöntemle ilgili büyük tartışmaların sürdüğü de bir gerçek. Bu konuda başka noktalarda var tartışılması gereken. Önümüzdeki yazımda bu konuyu yazmaya devam edeceğim. CBT 1339/ 9 16 Kasım 2012
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear