03 Eylül 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
 ' %  H #$H NJ# * + #   &*  #$HH+ 08 /0 34Q >I6I78,/,9 3. ???Ç 8VcaâaVg kZ ]VnVi! bVYYZ kZ YZñ^ï^b! [^o^`hZa daVnaVg! 9?cnV kZ :kgZc### òa\^ Z`^X^ `dcjaVg! ŽnaZ YZñ^a b^4 EZ`^ nV i?b WjcaVgâ ZñaZcXZa^ W^g gdbVc Y^o^h^naZ `Zï[ZibZ` `jaVñV cVhâa \Za^ndg4 IdegV` >ïâ`Éâc W?n?` WZñZc^ ideaVnVc Æ;Zc kZ IZ`cdad^Ç Y^o^h^cZ V^i ^`^cX^ `^iVWâ 7VWV 7Zc^ 6caVhVcV b?i]^ï W^g Y^gZc^ï ]^`}nZh^naZ `VgïâcâoYV :c d` YV ZñaZcZgZ` ŽñgZc^c! hZkZgZ` d`jnjc Y^nZ### Yazarın diğer kitapları; 2. ???Ç 3. ???Ç ??3?.Ç SAYFA 26 ? 15 KASIM 2012 31. TÜYAP İSTANBUL KİTAP FUARI ğu gibi bir başka kadına âşık olup gitmiştir. Annesiyle bir dargın bir barışık bir durumda uzun süre idare edere. Fadiş’in babası da aynı böyledir. Annesi de Fadiş’in annesi gibi özverili, zorlukların üstesinden gelerek kızına sahip çıkan bir annedir. Fadiş okurları 3 kuşağı geçti, artık 4. kuşak onunla buluşuyor. Fadiş 1980’li yıllarda radyo oyunu haline getirilmiş, dinleyiciye sunulmuş. 2008’de de Almancaya çevrilmiş. Dayıoğlu, “İçime sığdıramadığı acıları o romanda yazdım” diyor. Bu kitapta yazarın asıl vermek istediği, yaşam direncidir. Fadiş yıllar boyunca öyle çok okunup öyle beğenildi ki sanki gerçek hayatta can buldu. Okur onu benimsedi. Roman boyunca olayları yazarın gözünden izliyoruz. Bu bakış açısında zaman zaman çocuksu bir yan, bir çocuksuluk fark ediyoruz. Yazar, romanın hemen başında Kurtuluş Savaşı’nı anlatırken, olayı dışarıdan izleyen biri olarak fazla ayrıntıya girmiyor. Böylece, çocuk okurun bunalmadan okuması da sağlanmış oluyor. Fadiş’te kullanılan öyküleme ve betimleme teknikleri diyaloglarla beslenerek çocuk okurlar için hareketli bir anlatı yeğlenmiş. Fadiş iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölüm kendi içinde altı, ikinci bölüm on alt bölüme ayrılmış. Kurtuluş Savaşı ile başlayan ilk bölümde Fadiş’in annesi ve anneannesinin savaş sonrası yaşadıkları zorluklar, Fadiş’in doğum öyküsü, ailenin parçalanması, annenin çalışmak zorunda kalıp onu köyde yaşlı birine emanet etmesi, babasının onu kaçırmasından sonra yaşadığı eziyetler, annesinin onu bulup teyzesinin yanına göndermesi yer alıyor. İkinci bölümde Fadiş teyzesinin yanına yerleşmiştir artık. Bundan sonra Fadiş’in umut, sevgi, güven arayışları olumlu yönde gelişir. Romanda Fadiş’in sekiz yaşına kadar olan yaşam serüveni anlatılır. Fadiş’in sekiz yaşında duyumsadığı anne özlemi, sevgi gereksinimi, baba figürüne duyduğu ihtiyaç kırk bir yaşına geldiğinde de belleğinin bir yerlerinden sızıp ortaya çıkacak mıdır? Kim bilir, belki de Dayıoğlu bunu da anlatır bir gün bize… Fadiş’in ve annesi Cemile’nin direngenliği kim bilir kaç “gerçek” kahramana ışık oldu. Fadiş’in hemen ardından yazılan Dört Kardeştiler adlı romanın kahramanları da yoksul, köylü kesiminden seçilmiştir. Annesi ölünce kardeşlerine bakmak zorunda kalan Feten ile onun tek oğlan kardeşi Yaşar Oğlan tiplemeleri aracılığı ile çocuk istismarı, ihmali, cinsiyet ayrımcılığı konusu işlenir. Yurdumu Özledim adlı romanda, ailesiyle birlikte Almanya’ya giden, oradaki çevreye, okula uyum sağlamada zorlanan, yeterince bilmediği bir dil ile eğitim görmenin sıkın tılarını yaşayan, Alman öğretmen ve öğrencilerin ayırımcı tavırlarıyla karşı karşıya kalan, iki kültür arasında sıkışan, yaşadığı olumsuzluklardan dolayı okuldan uzaklaşan ve her geçen gün biraz daha “yurdunu özleyen” Atıl adlı roman kahramanı aracılığıyla, dış göç sorununun çocuk boyutu bütün gerçekliğiyle gözler önüne serilir. Fadiş, Dört Kardeştiler ve Yurdumu Özledim’in kahramanları, farklı nedenlerle olsa da ayrımcılıkla karşılaşmış çocuklardır. 2012’de “sorun odaklı edebiyat”ı yeni keşfettiğini zannedenlere selam olsun! Ben Büyüyünce’nin kahramanı Erek de ekonomik sorunlar yaşayan bir ailenin içinde büyür, on üç yaşındaki kahramanın karşı karşıya kaldığı sorun: kan davasıdır. Gülten Dayıoğlu’nun yetmişli yıllarda yayımlanan bu kitaplarının kahramanlarının isimleri üzerine akademik bir çalışma var mı bilmiyorum ama Erek, Atıl ve diğer kahramanlarının isimlerinin simgeledikleri önemli. Yazarın seksenli yıllarda yayımlanan romanlarının tümünde dünyaya, doğaya, barışa, tarihe, canlılara duyarlı, bu anlamda sorumluluklar yüklenmiş kahramanlarla karşılaşıyoruz. Dünya Çocukların Olsa’da dünyayı bekleyen kıtlığı atlatmak ve dünyaya hâkim olmak hisleriyle birbirlerine düşman ilan eden Avampaka ve Çirupon halklarının birbirlerini yok etmek için girdikleri mücadele anlatılırken roman kişileri evrensel sorunları ir CUMHURİYET KİTAP SAYI 1187
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear